Demokritos'un Hayatı
Demokritos’un yaklaşık olarak MÖ 460 yılında doğduğu kabul edilir. Öldüğü yıl kesin olarak bilinmez. Çok yaşadığı, yüz yaşını geçtiği söylenir. [ Freeman (6), Guthrie(7) ]
Babasının adı bazı kaynaklara göre Hegesistratus, bazılarına göre Athenokritus veya Damasispus‘tur. Bazılarına göre Miletli, bazılarına göre Abderalıdır. Fakat Trakya’daki Abdera şehrinde doğduğu genel olarak kabul edilir. [ Leartius(2), Freeman(6) ]
Herodotos(8), Abdera şehrinin kuruluşunu şöyle anlatır: ” Teosluların başına da aşağı yukarı aynı şey gelmiştir. Herpagos ( Pers generali ) toprak teraslar sayesinde surlarını ele geçirdi, hepsi gemilerine atlayıp Trakya’ya gittiler, orada Abdera kentini kurdular; bu kentin temellerini onlardan önce Klazomenai’li Timesios atmıştı; ama Trakyalılar onu kovduları için yararlanamamıştı; Abdera’da yerleşen Teoslular onu yarı-tanrı katında tutarlar. “
Bu konuda Mansel(9) şöyle diyor: ” Trakya kıyılarına çıkan, Maroneia ve Abdera gibi şehirleri kuran ya da ormanlarıyla ünlü Taos ( Taşoz ) ve diğer bazı adaları kolonize eden İyonlar, Trakların şiddetli direnişiyle karşılaşmışlardır. Fakat yüzyılarca sürdüğü anlaşılan bu savaşlara rağmen Yunanlılarla Traklar arasında kültür ilişkileri hiçbir zaman eksik olmamış, bu ilişkiler sayesinde bir taraftan Yunan uygarlığı Trakya’ya girmiş diğer taraftan Traklar Yunanlılar üzerinde en çok din alanında etkide bulunmuşlardır. Yunanlılarda Diyonizos kültünün oynadığı büyük rolü bu çeşit ilişkilere mal etmek gerekir. “
MÖ 478-477 yıllarında Atina, merkezi Yunan dünyasının kutsal adası Delos olmak üzere, ” Attika-Delos Deniz Birliği “ adını taşıyan siyasal bir birlik kurdu. Bu birliğin amacı Perslere karşı sürekli mücadelede bulunmak suretiyle adalar ve Anadolu’daki Yunan şehirlerinin bağımsızlığını sağlamak ve Perslerin Yunan ülkesinde yaptıkları tahriplerin öcünü almaktı.
Atina, müttefiklerine kıyasla çok daha büyük askeri ve mali güce sahip olduğu için birliğin önderi oldu ve birliği emperyalist amaçları olan ” deniz imparatorluğu “ haline getirdi.
Deniz Birliği, Perslerle uzun süre mücadele etti. Birlik donanması ilk önce Trakya kıyılarını Perslerden temizledi. Maronei ve Abdera şehirlerinin birliğe girmesine karşılık Strimon ( Struma ) ağzındaki Elion çetin bir muhasaradan sonra MÖ 476′da Atinalıların eline geçti. Fakat Atinalıların Trakya’nın içine girmesi Teşebbüsleri yerli kavimlerin şiddetle karşı koymaları yüzünden başarılı olamadı.
Atina, MÖ 433 yılında birliğin üyelerini Atina’nın uyrukları yaptı. Bundan sonra özellikle küçük adalar ve kıta şehirleri otonomilerini kaybettiler. Atina’ya ağır vergiler verdiler. Fakat bir süre sonra şehirler Atina’ya karşı isyan ettiler. Atina bu şehirlere karşı şiddet uyguladı. Birliğin üyesi şehirlerin verimli topraklarını, örneğin Trakya kıyılarını işgal eti. [ Mansel(9) ]
Sarton’a(10) göre Abdera emperyalist Atina’nın hegemonyasını kabul etmiş, zengin, kültür seviyesi yüksek bir siteydi. O dönemde Demokritos, Pratagoras ve Anaxarchos gibi filozofları yetiştirmişti. Abdera, Pers ordusunun konakladığı şehirlerden biridir. Herodotos(8) şöyle diyor: ” Kserkses dönüşte Abdera’dan geçmiştir. Bu site ile resmi konujluk ilişkilerini sağlamlaştırmış, altın bir pala ve altın işlemeli bir taç armağan etmiştir. Bazı kayanklara göre, Pers kralı Kserkes, Abdera’da çok zengin bir kişi olan Demokritos’un babasının evine koduk oldu. Gösterilen konukseverliğe teşekkür etmek için kral kâhinlerden birkaçını Abdera’da bıraktı. bu kâhinler Demokritos’a teoloji, astronomi öğrettiler ve onu eğittiler. ” [ Leartius(2), Freeman(6), Sena(11) ]
Kserkses’in Abdera’da kaldığı Herodotos doğrular. Fakat Abdera’da kalan Perslerin kâhin olduğu ve Demokritos’u eğitecek kadar uzun süre kaldıkları şüphelidir. Fakat kral Kserkses yönetimindeki Persler Abdera’da konaklarken bazıları şehrin hizmetine girmiş olabilir. Demokritos çocukluğunda bu kişilerden Babil öğretisi ile ilgili masallar dinlemiş olabilir. [ Freeman(6) ]
Yeteri kadar büyüyünce, babasının büyük servetinden payını nakit olarak aldı ve seyahate çıktı. Kaldahi kâhinlerinden bilgi almak için Babil ve İran’a rahiplerden matematik öğrenmek için Mısır’a gitti ve orada beş yıl kaldı. Bazı kaynaklara göre, Hindistan’da Gymnosophiste ( Çıplak Rahipler ) ile buluştu ve Habeşistan’ı ziyaret etti. [ Leartius(2), Freeman(6) ] Demokritos’un hangi ülkeleri gezdiği kesin olarak belirlenemez. Fakat çok seyahat eden filozoflardan olduğu kesindir. Demokritos’un Doğu’ya ve Mısır’a yaptığı gezileri yorumlayan İskenderiyeli Klement, Demokritos’un şö söylerini nakleder: ” Herkesten çok gezdim. Birçok iklim ve ülke gördüm. Çok bilgili insanları dinledim. ” [ Freeman(6) ]
Leukippos ‘la ne zaman ve nerede karşılaştığı bilinmez. Fakat onun öğrencisi olduğu kesindir. [ Guthrie(7) ] Manisalı Demetrius’a göre Demokritos Atia’ya gitmiştir. Bu yazar, iddiasının kanıtı olarak Demokritos’un bir cümlesini nakleder. Cümle şöyle: ” Atina’ya geldim. Kimse beni tanımadı. ” Bu kaynağara göre; tanınmamasının nedeni şöhretten nefret etmesidir. Sokrat’ı tanıdı, fakat sokrat onu tanımadı. [ Laertius(2), Freeman(6) ]
Phalerumlu Demetrius, ” Sokrat’ın savunması “ isimli eserinde, Demokritos’un Atina’ya gitmediğini ileri sürer. Leartius’a (2) göre bu iddianın gerekçesi şudur: Büyük şehirler Demokritos’un ilgisini çekmezdi. O bir yerden şöhret kazanmak istemez, bir yeri şöhrete ulaştırmak isterdi.
Freeman(6) ise gerekçeyi şöyle açıklar: Bu iddia, Demokritos’a soğuk davranan Sokrat’ı savunmak için ileri sürülmüştür. Kaynakların verdiği çeşitli bilgileri inceleyen Freeman şu sonuna varır: Demokritos Atina’yı ziyaret etti. Bu ziyaret, yaşamının son dönemlerinde gerçekleşti. Atina’da uzun süre kalmadı.
Demokritos, gezilerinden sonra Abdera’ya döndü Fakat çok yoksuldu. Çünkü bütün servetini harcamıştı. Bu yoksul günlerinde ona kardeşi Damasus yardım etti. [ Leartius(2) ] Bu konu ile ilgili bir öyki anlatılır: Ailesinden kalan mirası iyi kullanamayan kişileri cezalandıran bir yasa vardı. Kendisine kalan mirasi iyi kullanamayan Demokritos bu yasaya göre suçlandı. Demokritos ” Dünya Düzeni “ isimli eserini suçlayanlara ve yargıçlara okudu. Yargıçlar mirasın harcanmasına karşın çok değerli bir eser yaratıldığı için ceza vermediler. Demokritos’a ” beş yüz talent ” ödül verildi. Bronz bir heykeli dikildi. [ Leartius(2), Freeman(6) ]
Demokritos, bazı olayların olacağını önceden haber verdi. Örneğin, çok şiddetli bir yağmur yağacağını tahmin etti. Bu ve benzeri nedenlerle büyük şöhrete ulaştı. Halk ona Tanrılara gösterdiği saygıya denk bir saygı gösterdi. [ Leartius(2), Freeman(6) ] Demokritos’a insanlara davranışı nedeniyle ” Gülen Filozof “ ismi verildi. Çiçero ise aptalca isteklerinin peşinde koşan insanlara güldüğü için bu ismi aldığını söyler. [ Guthrie(7) ]
Demokritos’un, görmenin beynin çalışmasını engellediğine inandığı için, uzun süre güneşe bakarak kör olduğunu ileri süren rivayetler var. Plutarch bu saçma iddiayı şiddetle redder. [ Freeman(6), Sena(11) ] Derin düşüncelerinin dağılmaması için tek başına mezarlıklar arasında dolaştığı da söylenmiştir. [ Sena (11) Freeman(6) ]
Demokritos, neşeli, kültürlü ve ılımlıydı. Şiddet ve tutkuya karşıydı. Dostluğa değer verirdi. Demokrasi yandaşıydı. Bu konuda şöyle demiş: ” Demokrasideki yoksulluğun despotlar yönetimindeki refaha, özgürlük köleliğe nasıl yeğleniyorsa öyle yeğlenmesi gerekir. “ [ Russel (12) ] Demokritos Abdera’da yerleştikten sonra bir okul açtı. Bu okulda öğretmenlik yaptı ve eserlerini yazdı. Ünlü hekim hipokrat ve filozof Protagoras öğrencisi oldu.
Ölümü hakkında söylenenler çelişkilidir. Bir söylentiye göre, zihinsel yeteneğinin azaldığını anlayınca intihar etti. Diğer bir söylentiye göre, yaşamını uzatmak için, sıcak ekmek, bal koklamak gibi önlemler aldı. Leartius(2) Demokritos’un ölümü hakkında şu bilgiyi verir: ” Çok yaşlanmıştı. Yaşamın sonuna gelmişti. Thesmophoria festivali sırasında ölmesi olasıydı. Kız kardeşi buna çok üzüldü. Çünkü Demokritos’un ölümü onun tanrıçalara saygısını sunmasını engelleyecekti. Demokritos üzülmemesini, her gün sıcak ekmek getirmesini söyledi. Ekmekleri burun deliklerine tatbik etti ve festival süresince yaşadı. Üç gün süren festival bitince, acı çekmeden öldü. Büyük törenle gömüldü. Anısına anıt dikildi. “
Kaynakça
(2) Leartius, D., Lives of Eminent Philosophers, Harvard University Press, 1970.
(6) Freeman, K., The Presocratic Philosophers, Oxford, Basil Blacwell, 1966.
(7) Guthrie, W. K., History of Greek Philosophy, Vol. 2, Cambridge University Press, 1974.
(8) Herodotos, Herodot Tarihi, Remzi Kitabevi, 1973.
(9) Mansel, A. M., Ege ve Yunan Tarihi, Türk Tarih kurumu, 1971.
(10) Sarton, G., History of Secience, The Norton Library, 1970.
(11) Sena. C., Filozoflar Ansiklopedisi, Remzi Kitabevi, Cilt 1, 1974.
(12) Russel, B., History of Western Philosophy, Unvin University Books, 1969.
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:
Yazının Etiketleri: Demokritos, Demokritos'un Hayatı, demokritosun hayatı nedir?



çok güzell bir site bencede