sbs Bebek diyet boyuzatma egitim cilt bilim saglik burs sml
  • YURTKUR Kyk Bursu, kredi Yurtlar Kurumu Başbakanlık Bursu Başvuruları.
  • Evde Vücut İçin Peeling Yapımı
  • En Güzel Cilt Bakım Maskesi, Yumurta - Havuç Maskesi Tarifi
  • 2010 Sbs Tercihi, Sbs Tercihleri Nasıl Yapılacak?
  • YURTKUR Kyk Bursu, kredi Yurtlar Kurumu Başbakanlık Bursu Başvuruları.
  • Evde Vücut İçin Peeling Yapımı
  • En Güzel Cilt Bakım Maskesi, Yumurta - Havuç Maskesi Tarifi
  • 2010 Sbs Tercihi, Sbs Tercihleri Nasıl Yapılacak?
  • YURTKUR Kyk Bursu, kredi Yurtlar Kurumu Başbakanlık Bursu Başvuruları.
  • Evde Vücut İçin Peeling Yapımı
  • En Güzel Cilt Bakım Maskesi, Yumurta - Havuç Maskesi Tarifi
  • 2010 Sbs Tercihi, Sbs Tercihleri Nasıl Yapılacak?

Adsal

Ada değgin.

Adsal terimi, herhangi bir varlığın, kendisiyle değil, adıyla ilgisi olan anlamındadır. Örneğin, herhangi bir sözcüğü tanımlarken yaptığımız adsal tanımlama‘dır. Ruh’tan sözedenlerin çoğu, ruh’u ne bilir ne de çözümlemeye çalışırlar, onu ancak adsal olarak tanırlar. Fransızcada çoğul olarak adcılar (Fr. Les nominaux) anlamında da kullanılmaktadır.

Adsal, ayrıca, gramer anlamındaki fiil terimine karşı anlamda da kullanılır: “Herkese yeteneğine göre” önermesinde olduğu gibi fiilsiz önermelere adsal önermeler denir. Adsal, bütün anlamlarında, gerçek terimine karşıdır. Özellikle Osmanlıca itibâri anlamı karşılığı olarak dinimizde saymaca deyimi kullanılır, örneğin saymaca değer denir.

Bu anlamda da değer sadece ad olarak vardır, gerçek olarak yoktur, örneğin metelik etmeyen bir kağıt parçası yüz liara olarak adlandırılmıştır ve piyasada yüz liralık bir değer taşır, bu onun saymaca değeridir, eşdeyişle ad değeridir.

Adlama

Bir varlığı bütün öteki varlıklardan ayıran bir sözcükle dilegetirme.

Adlama ya da ad verme özellikle skolâstikte önemsenmiş ve özünlü adlama, dışınlı adlama olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Skolâstiklere göre özünlü adlama, bir varlığun bütün dış ilişkilerinden soyutlanarak kendi kendisinden ötürü adlandırılmasıdır; dışınlı adlamaysa bir varlığı başka varlıklarla ilişkilerinden ötürü adlandırmaktır.

Örneğin Spinoza etika‘sında şöyle der:

“Upuygun düşünce deyince doğru bir düşüncenin bütün iç adlanmalarına sâhibolan bir düşünceyi anlıyorum. Düşüncenin nesnesine elverişliliğinden ve ilişkisinden sözetmemek ve düşünceyi bunlardan soyutlamak için bu adlamaya iç diyorum” (İbid, II, Bölüm IV).

Ayırca Port-Royal mantıkçıları da adlama kavramını işlemişlerdir.