Kalkhas

İsmi ” kalkheinein “, sıkıntıda olmak, kelimesinden türemiştir. Apollon rahibi, kral Agamemnon emri altında toplanmış krallara Troya Savaşı’nda eşlik eden ve danışmanlık yapan kuş bakıcısı ve görücüdür. Memleketi megara veya Mykene’dir, bazı kayaklar Troyalı olduğunu, ancak Apollon‘un uyarısı üzerine şehri terk ederek Akhilleus ile dostluk kurduğunu söyler; yine de Agamemnon‘a, eğerki Akhilleus Yunanlılar’la birleşmezse, Troya’nın düşmeyeceği kehanetinde bulunur. Savaş seferinin süresini de önceden söyler: Agamemnon Aulis’te Zeus ve Apollon’a kurban verirken, sırtında kan kırmızısı bir işaret bulunan mavi bir yılan sunağın altından fırlayarak bir çınar ağacına sarılır. Ağacın en üst dalında, içinde serçe anne ve beş yavrunun bulunduğu bir serçe yuvası vardır. Yılan hepsini yer ve Zeus onu henüz ağacın üzerindeyken taşa çevirir. Kalkhas bunu yorumlar: Savaş dokuz yıl sürecektir fakat onuncu yılda Troya düşecektir.

Zeus, kehaneti zamanında gönderdiği bir şimşekle güclendirir. Ters rüzgarlar Yunanlılar’ın yola çıkmasını engellerken, Apollon’un talimatı üzerine Kalkhas, Agamemnon’un en güzel kızı İphigenia’nın Artemis sunağı üzerinde kurban edilmesini talep eder. Bu şekilde Yunanlılar’ı Troya’ya sevk eden Agamemnon değil, odur. Troya’dan önce Yunanlılar’a tahta at yardımıyla baskın yapması hilesinin de fikir sahiplerindendir. Daha sonra Kolophon’da Giritli Apollon rahibi ve görücü Mopsos ile bir görücü ve bilmece tartışmasına girşerek kaybeder ve kahrından ölür.

Delphi

Şehir ( “Delphoi” Yazılır “ )  Parnassos’un güney yamacındaki Phokis taşrasında bulunur. Delphi, İ.Ö.IX ve XIII. yüzyıldan itibaren ünlü [W:Apollon] mabetlerinden birisine ev sahipliği yapmaktadır. [W:Homeros] buraya ” Pytho ” adını vermiştir. Bu ismin anlamı, ” Delphoi “nun anlamı gibi kesin olarak bilinmez, ancak her iki kelimenin de, Apollon Tapınağı’nın en kutsalı olan Pythia’nın sacayağının üzerinde durduğu yer yarığından esinlenerek, ” uçurum ” anlamına geldiği tahmin edilir.  Daha önceleri burası ve kutsal bölge, Yeryüzü Tanrıçası Ge’ye ve yeryüzünü sarsan Poseidon’a aitti. Bazı kaynaklarda Tanrıça [W:Themis] buranın ilk sahibi gösterilir. İsim, ” Gelenekler ile tayin edilmiş veya ” Yasa “  ,  ” Hukuk ” yada ” Tanrısal düzenleme “ anlamına gelir. Belki de isim, Yeryüzü Tanrıçası’nın unvanının “  Orakl ile gelenek ve hukuk yerleştiren ” anlamına gelen bir parçasıydı. Erken dönemde Delphoi/Pytho bir Kura oraklı’ydı. Apollon, eski dünya ejderhası Python’u öldürerek mabedi teslim alır. Euripides Iphigenea he en Tauris ( Iphigenia  Tauris’te) adlı eserinde, onu henüz yeni doğmuşken annesi [W:Leto] ‘nun kollarında vurduğunu anlatır; çünkü hyginus Fabllar’ında, Python’un, Apollon’un doğumunu engellemek amacıyla hamile Leto’yu takip ettiğini anlatır – bu Yuhanna’nın vahyi ilahisi yazarının da apokaliptik vizyonunda kullandığı bir resimdir. En eski kaynağa, bir homeres methiyesine göre öldürülen yaratık isimsiz ve dişidir.

Apollon Pythia’yı, yani Yeryüzü Tanrıçası’nın temsilcisini, hizmetçisi yaptıktan sonra, Delphi’deki mabet gelişerek bir esinmatiği mantik beldesine dönüşür ve uzun süre önemli orakl yeri ve Yunanistan’ın dini merkezi olarak kalır. Apollon Tapınağı’nda duran Omphalos ( Yunanca ” Göbek ” ), yarım yumurta şekline sahip bir taştır ve eskiden Tanrıça’nın orakl koltuğu ya da figürsüz bir kül resmi olduğu sanılır ve aynı zamanda dünyanın göbegi de sayılmaktadır. Delphi 590 yılında yakında bulunan Phokis şehri Krisa’dan ayrılarak bağımsızlaşır ve bir kült-politik koruyucu topluluk olan pyleik-delphik Amphityone’nin merkezi olur ve aristokrat tabanlı bir rahip ülkesi olarak otonom kalır. 582′de Pythia Oyunları’nın düzenlenmesi ile birlikte Delphi’nin anlamı bir kez daha artar.