Atatürk’e göre, “millet, zengin bir hatıra mirasına sahip, beraber yaşama arzusunda samimi ve sahip olunan mirasın muhafazasına beraber devam iradesindeki insanlardan oluşan toplumdur”. Bu anlayış, demokratik, birleştirici, insani ve barışçıdır. Türk vatandaşlarını ırk ve din kıstaslarıyla ayırmaz. Bu kıstaslarla vatandaşlık arasında bir ilişki kurmaz. Atatürk diyor ki, “bugün içimizde bulunan Hıristiyan ve Musevi vatandaşlarımız mukadderat ve tarihlerini Türk milliyetine vicdanî arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle yabancı olarak bakmak medeni Türk milletinin asil ahlâkından beklenebilir mi?” demiştir. O, bu nedenle, “ne mutlu Türküm diyene” demiştir. Atatürk milliyetçiliği Türk topraklarında oturan herkesi eşit sayar. Kaderlerini samimi olarak Türk milletine bağlamış herkesi “vatandaş” sayar, aralarında fark gözetmez. Bu da çağdaş düzenlemelere uygundur. Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’dür. Bu nedenledir ki yeni azınlık grupları yaratma çabaları temelimiz olan Lozan’a olduğu kadar, Atatürk milliyetçiliğine de ters düşer. İç ve uluslararası hukuka da aykırıdır. Devamını oku »














