Empedokles‘ten önceki Yunan felsefesi Parmenides ve Herakleitos ile doruğa ulaşmıştı. Parmenides varlık kavramını, mantık yoluyla açıkladı. Varlığın yaratılmadığını ve değişmedini, çokluk ve oluşumun gerçek olmadığını ileri sürdü. Herakleitos ise gerçeğe kesintisiz değişim süresince buldu.
Her iki felsefi görüşte de bazı boşluklar vardır. Parmenides, açık bir gerçek olan oluşumu reddetti. Herakleitos ise varlığı göz önüne almadı. Böylece, oluşum öznesiz kaldı. Bu iki karşıt görüş yeni bir problem yarattı: Varlığı gözden kaçırmadan oluşu açıklamak. Bu probleme çözüm arayan ve öneren ilk filozof Empedokles’tir. [ Windlehand(9), Gökberk(6) ]
Empedokles’in önerdiği çözümün çıkışı noktası “ Rizomata Panton- Her Şeyin Kökleri “ diye adlandırdığı temel maddelerdir. Empedokles temel maddelerin ” su, hava, toprak ve ateş ” olduğunu ileri sürdü. Bu temel maddelere, ” Işıldıyan Zeus, yaşam kaynağı Hera, Aidoneus ve ağlayan Nestis ” isimlerini verdi. Bu mitolojik isimlerin hangi temel maddeye karşı geldiğini açıkça söylemedi. Büyük bir olasılıkla, Zeus ateşi, Hera havayı, yeraltı tanrısı Aidoneus( Hades ) toprağı ve Sicilya su tanrıçası Nestis suyu temsil eder.
Tanrı ismi verdiği için bazı yazarlar Empedokles’in temel maddeleri tanrı saydığını ileri sürdü. [ Freeman(5) ] Fakat bu sav doğru değildir. Çünkü, Empedokles’in temel maddeleri kutsal saydığını, onlara dinsel bir anlam verdiğini gösteren bir kanıt yoktur. Arkhe’ye ( töz ) tanrısal isim vermek ilk düşünürlerin hepsinde görülür. [ Burnet (7) ]
Empedokles’e göre, temel maddeler ” öncesiz-sonrasız “dır. Temel maddeler daima aynıdır. Nitelikleri değişmez. Temel maddelerin bu özelliklerine, Empedokles’in felsefi düşüncesini özetleyen yazarlar, ondan kalan parçalarda bulunmayan bazı özellikleri eklediler. Bu yazarlara göre, temel maddeler çok küçük parçacıklardan oluşur. Belli yerleri yoktur. Serbestçe hareket ederler ve biri diğerini yerini alır. Mekanik isimlerle niceliklerini değiştirmek, yani çeşitli miktarlarda bölmek mümkündür. Empedokles’e göre, var olan her şey bu temel maddelerin çeşitli oranlarda karışmasından meydana gelir. Karışma sonunda temel maddeler birbiriyle birleşmez. Küçük parçacıklar halinda yanyana durur.
Empedokles temel maddelerin karışmasını şöyle alatır: ” Nasıl ressamlar adak levhacıklarını renk renk boyalarsa / Sanattan iyice anlayan akıllı kişiler / Yakalayıp çeşitli renklerdeki boyaları / Uyumla birleştirirler, bundan çok, ondan az alıp / Bunlardan da bütün şeylere benzer şekiller yaparlar: Agaçlar yaratırlar, erkeklerle kadınlar / Yırtıcılar, kuşlar ve suyla beslenen balıklar / Ve uzun ömürmü tanrılarda en üstünler şerefte / Böylece kandırmasın aklını aldatış, olduğuna başka yerde / Bütün-sayısız ortada olan ölümlü şeylerin kaynağının / Yanlız iyice bil bunu, hatırla tanrı sözü duyduğunu. ” [ Kranz(3) ]
Empedokles’e göre birbiri ile karışan temel maddeler ayrılabilir. Karışma ve ayrılma nesnelerin çokluğunun ve değişmelerinin nedenidir. Ona göre temel maddelerin karışarak bir varlık meydana getirmesine ” var-oluş “, ayrılmalarına “ ölüm “ demek yanlıştır. Ne bizim yaşam dediğimiz var oluştur ne de ölüm bir yok oluştur. Yaşam temel maddelerin bir araya geldiği bir zaman aralığıdır. Ölüm ise sadece bu karışımın ayrışmasıdır. Var oluş ve ölümün gerçek olduğuna inanmak saçmadır. Çünkü yokluktan hiçbir şey türeyemez ve var olan yok edilemez [ Freeman(5) ] Temel maddeler değişmezler, hep aynı kalırlar. Bundan dolayı temel maddelerde bir hareket nedeni yoktur. Kendiliklerinden karışamazlar, bir karışmayı bozamazlar. Karışma ve ayrılmanın meydana gelmesi için bir kareket nedeni, hareket ettirici bir kuvvet gerekir. [ Gökberk(6) ] Empedokles’e göre hareket nedeni, hareket ettirici kuvvet Sevgi ( Philia ) ve Nefret’tir ( Neikos ). Sevgi karışmayı, nefret dağılmayı gerçekleştirir. Sevgi ve nefret tinsel kuvvetler değildir. Her ikisi de maddi güçlerdir [ Burnet (7) ]
Empedokles’ bu hipotezlerine dayanarak kozmik süreç için bir model yaptı. Bu modele göre, temel maddeler birbiri ile karışır ve bir birlik oluşturur. Empedokles’in harmoni ( uyum ) dediği bu birlik küre şeklindedir. İkinci evrede, Sevgi küreden ayrılmaya, kürenin etrafını saran Nefret kürenin içine girmeye başlar. Temel maddelerde ayrılma görülür. Üçüncü evrede, Nefret tek egemen güçtür. Bu nedenle dört temel madde tamamen ayrılırlar. Dördüncü evrede Nefret küreyi terk etmeye başlar, Sevgi temel maddeleri birleştirir. Birlik ve küre tekrar meydaa gelir ve süreç yeniden başlar [ Burnet (7), Windleband(9) ]
Kaynakça
(3) Kranz, W., ives of Eminent Philosophers, Oxford, Basil Blackwell, 1966.
(5) Freeman, K., Pre-Socratic Philosophers, Oxford, Basil Blackwell, 1966.
(6) Gökberk M., Felsefe Tarihi, Bilgi Yayın evi, 1967.
(7) Burnet, J., Early Greek Philosophy, London, 1975.
(9) Windleband, W., History of Ancient Philosophy, Dover.