sbs Bebek diyet boyuzatma egitim cilt bilim saglik burs sml
  • YURTKUR Kyk Bursu, kredi Yurtlar Kurumu Başbakanlık Bursu Başvuruları.
  • Evde Vücut İçin Peeling Yapımı
  • En Güzel Cilt Bakım Maskesi, Yumurta - Havuç Maskesi Tarifi
  • 2010 Sbs Tercihi, Sbs Tercihleri Nasıl Yapılacak?
  • YURTKUR Kyk Bursu, kredi Yurtlar Kurumu Başbakanlık Bursu Başvuruları.
  • Evde Vücut İçin Peeling Yapımı
  • En Güzel Cilt Bakım Maskesi, Yumurta - Havuç Maskesi Tarifi
  • 2010 Sbs Tercihi, Sbs Tercihleri Nasıl Yapılacak?
  • YURTKUR Kyk Bursu, kredi Yurtlar Kurumu Başbakanlık Bursu Başvuruları.
  • Evde Vücut İçin Peeling Yapımı
  • En Güzel Cilt Bakım Maskesi, Yumurta - Havuç Maskesi Tarifi
  • 2010 Sbs Tercihi, Sbs Tercihleri Nasıl Yapılacak?

Kaynak: Felsefe Ansiklopedisi

Felsefe Ansiklopedisi

Felsefe Ansiklopedisi

Çalışmalarımda bana yardımcı olan; ” Felsefe Ansiklopedisi “ni sizlere tanıtmak istiyorum: “ Felsefe Ansiklopedisi, iki bölümde düzenlenmiştir. Birinci bölüm kavram ve akımları, ikinci bölüm düşünürleri kapsar. Her bölüm, bağımsız bir bütündür. Genel dizin ve kişi adları dizininden başka Türkçe, Osmanlıca, Fransızca, Almanca, İngilizce, İtalyanca, Yunanca, Latince, Arapça, Farsça, Sanskritçe, İbranice, Çince, Slavca olmak üzere on dört dilde düzenlenmiş olan özel dizinler, her bölüm ve her cilt için ayrı ayrı hazırlanmıştır. Yazarın, anlaşılmaz sanılanı anlaşılıra dönüştürmekte ve yapraklar dolusu sözle anlatılabilecek olanı birkaç satırla anlatabilmekte gösterdiği büyük yetenek, ansiklopediyi herkesin rahatça okuyabileceği bir anlatıma kavuşturmuştur.

Yazar(lar) : Orhan Hançerlioğlu

Türkçe

3977 s. — 3. Hamur– Ciltsiz — 16 x 24 cm
Bu kaynağı: ” İdefix, İlknokta, Hermeskitap ( vb. )” temin edebilirsiniz.

İlk Felsefe

İlkleri ve devimsizliği inceleyen felsefe.

Bu deyim, Aristoteles’in metafiziğinden gelir. Aristoteles’in sonradan metafizik adı verilen yapıtı Yu. ilk felsefe anlamında Prote Filosofia adını taşımaktaydı. Bu yapıt, Aristoteles’in Thales‘ten kendisine kadar gelen ilk felsefeyi inceleyip özetlediği yapıttır. Skolâstikler ve Descartes bu deyimi, ilk ve tanrısal gerçekleri inceleyen metafizik anlamında kullandılar.

Kaynak: Felsefe Sözlüğü

Felsefe Sözlüğü

Felsefe Sözlüğü

Okumakta olduğum ” Felsefe Sözlüğü “nü sizlere tanıtmak istiyorum: Türk edebiyatının büyük ustası Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1 Mayıs 1952 tarihli varlık dergisinde, genç Hançerlioğlu’una şöyle seslenmişti ‘ Aziz meslektaşım. Vefâlı dostum Yaşar Nâbi’nin bana göndermekte olduğu yayınlar sayesinde, edebiyat âleminin genç kıymetlerini tanımak fırsatını buluyorum. Hemen söylemek isterim ki bunlar arasında ilgimi en çok siz çekmektesiniz’. Kültür bakanı Sayın  Cihat Baban, 9 Mart 1971 tarihli Cumhuriyet gazetesinde şöyle dedi: ‘ Orhan Hançerlioğlu’nun gelişme temposunu izleyenler, yakınlarda onun, bütün dünyanın üzerinde duracağı orijinal yapıtlarla Türk düşüncesini yüceleştirdiğini göreceklerdir ‘. Değerli yazar Oktay Akbal, 20 Şubat 1977 tarihli Cumhuriyet gazetesinde şöyle yazdı : ‘ Orhan Hançerlioğlu üstünde geleceğin araştırmacıları sanırım çok kafa yoracaklar. Bu birbiri üstüne konan kocaman yapıtlar, Hançerlioğlu adına uzun uzun yaşatacak, kuşaklar boyu belleklere yerleşecek ‘. Türk Dil kurumu başkanı Profesör Dr. Seha L. Meray, 25 Mayıs 1973 tarihli Cumhuriyet gazetesinde şöyle dedi: ‘ Sayın Hançerlioğlu’nun büyük dil ustalığıyla kaleme aldığı o hep el altında tutulması gereken Felsefe Sözlüğü… ‘ Ordinaryüs Profesör Dr. Sayın Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, 22 Mart 1977 tarihli Cumhuriyet gazetesinde şöyle yazdı: ‘ Hançerlioğlu, bu felsefe Ansiklopedisi’nde en derin, en çarpaşık felsefe konuları o denli açık anlaşılır biçimde dile getirmiş ki, bunları okumak gerçekten büyük bir zevk oluyor’. Değerli ozan Melih Cevdet Anday, 1 Eylül 1978 tarihli cumhuriyet gazetesinde şöyle dedi: ‘ Böyle büyük, önemli, ciddi bir ansiklopedik yapıtı tek başına başaran sayın Orhan Hançerlioğlu’nu kutlamak isterim. Bu yoğun çalışma ürünü, kalıcı yapıt… ‘ “

Yazar(lar) : [W:Orhan Hançerlioğlu]

Türkçe
515 s. — 3. Hamur– Ciltsiz — 16 x 24 cm
ISBN : 9789751400895
515 s., 10. Basım
Bu kaynağı: ” İdefix, İlknokta, Hermeskitap ( vb. )” temin edebilirsiniz.

Kaynak: Felsefe Notları

Felsefe Notları

Felsefe Notları

Okuduğum “ Felsefe Notları “nı sizlere tanıtmak istiyorum: Felsefe ile tanışıp samimi oluınca onun tanımını araştırdım. ‘ Felsefe nedir ? ‘ sorusuna yanıt aradım . Bu soruya verilen en iyi yanıt şudur: Felsefe evrende bir yolculuktur. Filozof bu yolculukta gördüğünü, gördüğü şekilde anlatır. Felsefe öğrenmek ise bu yolculuğa katılmak, filozofların kılavuzluğunda düşünce evreninde geziye çıkmaktır. İnsanoğlunun yaklaşık 3000 yıl süren düşünce serüvenini yeniden yaşamaktır.Bu serüven, yaşamaya değer mi ? Hemen söylemek gerekir ki, felsefe pratik bir yarar sağlamaz. Örneğin baş ağrısına çare olmaz. Duvara çivi çakmayı öğretmez. Felsefe servet elde etmenin yöntemleri ile ilgilenmez. Fakat felsefe evreni yansıtır. Onun üzerinde nasıl düşünüleceğini öğretir. Soru sorma bilincini oluşturur. Felsefenin sağladığı bu olanaklar da insanın temel amacı olan mutluluğa ulaşmasının anaktarıdır. Bu nedenle felsefe öğrenmek zaman kaybı değil, paha biçilmez bir servettir. “

Yazar: Prof. Dr. Eren Onay
( Türkçe )
333 s. — 2. Hamur — Ciltsiz — 14x20cm

Bu kaynağı: ” İdefix, İlknokta, Hermeskitap ( vb. )” temin edebilirsiniz.

Felsefe Nedir ?

Bu sorunun yanıtı felsefenin tanımıdır. Felsefeyi tanımlamadan önce,  yaşanmış bir olayı nakledelim: 1832 – 1918 yılları arasında yaşamış, ünlü bir filozof olan Jules Lachelier yüksek öğretmen okulunu bitirdikten sonra, Toulouse Lisesi’ ne felsefe öğretmeni olaak atanır: Genç felsefeci, ilk dersinde ilk doğal soruyu sorar: “ Felsefe Nedir ? ” Sorunun yanıtını kendisi verir: ” Bilmiyorum ! “

Öğrenciler, olan biteni okul dönüşü evde anlatırlar. Ertesi gün bütün kent, kızgınlıkla çalkalanır. ” Nasıl olur da bir felsefeci felsefenin ne olduğunu bilmez ?  Uğraştığı alanın özünden habersiz bir insanı nasıl olur da Paris’ teki yetkililer öğretmen diye gönderirler ? ”

Lachelier ” Felsefenin ne olduğunu bilmiyorum, ” demekle, felsefenin herkesin üzerinde anlaşabileceği genel geçerliliği olan, kesin bir tanımının yapılamayacağını  belirtmek istemiştir. Lachelier çok haklıdır. Çünkü felsefenin, mantıkçıların  istediği gibi ” efradını cami, ağyarını mani ” kuralına uygun kesin bir tanımını yapmak çok zordur. Zorluğun nedenleri şunlardır:

1. Felsefe donmuş, statik bir bilgi kümesi değildir. Dinamaktir ve sürekli değişir. Tarih boyunca felsefi sistemler felsefi sistemleri izlemiş; her filozof, kendinden önce gelenlerin görüşlerinden farklı, kimi zaman onlara zır bir görüşle ortaya çıkmıştır. Şu anda öne sürülen felsefi görüşlere de karşı çıkılacaktır. Örneğin Aquino’ lu Ermiş Tomasso ve Karl Marx ‘ ın ikiside büyük filozoftur. Fakat kurdukları felsefenin sınırları belirsizdir.

2. Felsefenin konusunun sınırları belirsizdir. Örneğin fiziğin, tarihin belli konuları vardır. Felsefenin ise belli bir konusu yoktur. Her türlü varlık alanı felsefenin konusu olabilir. Felsefe hem var olan şeylerle hem de onların bilgisi ile ilgilenir. Örneğin felsefe, bilginin kaynakları, karakteri ile ilgilendiği gibi sanatı, dini, dili, ahlakı da inceler.

3. Felsefe karmakarışık bir varlık alanıdır. Bu karmakarışıklığı, şair [W:Necip Fazıl Kısakürek] , şöyle ifade etmiş: ” Felsefe, bir çuval çürük ceviz içinde bulunan sağlam bir cevizi el yordamı ile bulmak demektir. “

Felsefeyi tanımlamanın zorluğuna karşın çok sayıda tanım yapılmıştır. Örneğin [W:Platon] ‘ a göre felsefe, doğruya varmak, var olanı bilmek için düşüncenin yöntemli bir çalışmasıdır. [W:Aristoteles] için felsefe, ilkeler bilimidir. Var olanın ilk temellerini ve ilkelerini araştıran bilimdir.
Ünlü düşünür [W:Farabi] felsefeyi şöyle tanımlamış: “ Felsefe, varolmaları bakımından varlıkların bilinmesidir.[W:İbn-i]nesnelerin hakikatlerinin bnir insanın kavrayabileceği kadar kavranmasıdır.
Stoa okulu felsefeyi, insanın davranışlarını düzenleyen, yaşamına yön veren bir sanat olarak tanımlamıştır. Ünlü alman filozofu [W:Hegel] ‘e göre felsefe, ” kendini bilinçli hale getiren düşünce “dir. Nesnelerin, düşünce tarafından derin bir şekilde incelenmesidir.
[W:Kant] felsefe için şu tanımı vermiştir: ” Felsefe, kendisini akla dayanan nedenlerle meşru kılmak ve haklı çıkarmak iddiasında olan zihinsel bir etkinliktir ”
20. yy. ‘ da ün yapmış Alman filozofu [W:Karl Jaspers],  felsefeyi şöyle tanımlar: ” Felsefenin özü, gerçeğin ele geçirilmesiyle değil, gerçeğin aranmasıdır.  Diğer bir deyişle; felsefenin özü bilgi edinmekten çok, bilgiyi arayıp araştırmaktatır. Felsefe yola koyulmak, yolda olmak demektir. Felsefede sorular yanıtlardan daha önemlidir ve her yanıt yeni bir soru olup çıkar.
Prof. Dr. A. Arslan felsefenin tanımlarını birleştirerek onu şöyle tanımlamıştır: ” Felsefe, akla dayanan nedenlerle kendisini meşrulaştırmaya çalışan, bireysel, eleştirici, reflektif, bütüncü ve tutarlı bir düşünme çabasıdır. ” Tanilli ‘ye göre felsefe yapmak; bilgilerimiz üzerinde düşünmek, onları sorgulamak, yani ” yeniden gözden geçirip tartışmak “dır.
Bu tanımlar  felsefenin iki temel niteliğinin altını çizer: Sina’ya göre felsefe, ”

1 ) Felsefenin özü bilgitye sahip olmaktan çok, onu aramak ve araştırmaktır.

2 ) Flesefe akla dayanan bir düşünme çabasıdır. Felsefe kavramlarla düşünülür. Felsefe ihtiyaç duyduğu kavramları ödünç almaz, kendi yaratır. Bu nedenle Deleuze- Guattari felsefeyi, ” kavram oluşturmak, keşfetmek, üretmek sanatı ” diye tanımlar.

Russel ‘e göre felsefe, tanrıbilimle bilim arasında her ikisinin de saldırısına açık bir tampon bölgesidir. Felsefe ” düşünmenin var olanla ” kurduğu bir tür ilişkidir. Bu ilişkileri her filozof haklı biçimde kuruyor; var olana farklı boyutta bakabiliyor. Filozof, bu ilişkileri çözümlemeye çalışırken, kendisine çıkış noktası olarak ya dış dünyada var olanı alır ya da düşünceden yola çıkar.
Eğer filozofun çıkış noktası, dış dünyada var olan, yani madde ise, onun felsefesi materyalist felsefedir. Eğer, çıkış noktası düşünce ise, idealist felsefe adını alır. Materyalistler maddenin esas olduğunu ve düşüncenin onun ürünü olduğunu savunurlar. İdealistler tüm dünyanın düşüncenin faaliyetinin bir sonucu olduğunu ileri sürerler.

Dervişler

Bu, dilencilik alışkanlığından türeyen İslami din örgülerinin üyeleri için kullanan Farsça bir terimdir. Arapça karşlığı fakir‘dir. İslami din örgütlerinin birçok türü vardır ve her birinin birkaç üyelik aşaması vardır. Bazı hıristiyan örgütlerinde oluğu gibi, bazı kardeşler, bazı durumlarda insanların arasında olağan işleri yaparak yaşayıp, yanlıca düzenin işlerini yapmak üzere bazen çağrılabilir. Her zaman olduğu gibi, daha basit işler çıraklarca yapılır. Tüm dervişler, öyle yada böyle sufi felsefesinin izdeşleridir, tümü önceki kurucularından kalma bir başarı zinciri olduğuna inanır ve tümünün, çoğunlukla yüksek sesle yada fısıldayarak, hatta zihinsel olarak belirli sözlerin yenilmesi olan ve istenirse belirli jest yada hareketlerle gerçekleştirdikleri zikir adında bir tür uygulamarı vardır. Her örgütün kendine özgü inisiyasyon töreni, tanıma işaretleri, sınamaları ve şifreleri vardır. Bazı dervişler İslam’ın dış yönelim uygulamalarını bırakmıştır. ancak onlar kuraldışı olarak sınıflandırılır. kendi de müslüman olan yaşlı DR. H.M. Leon, müslümanlarca genel olarak sınıflandırılanlardan söz ettiğini sandığımız otuzüç belirgin derviş düzeni olduğunu söyler. Çoğunlukla saçları ve sakallarını uzatırlar.

Muhammed manastır yaşamına karşıt sözler söylemiş 0lsa da, bunun nedenini büyük olasılıkla, yaşadığı dönemde izleyicilerinde bazılarının bir din örgütü kurması ve bu örgütü kötüye kullanmasına karşın söylemiştir. Büyük derviş gruplarının Ebu Bekir ya da Ali ( sırayla Sünni ve Şiilerin ilk halifeleri ) tarafından kurulduğu ileri sürüür.

Derviş düzenlerinden birkaçı, düş ve vizyonları dikkate alır, inisiyasyon adayları gözlemler ve düzen’de ilerleme yeterli görülmelerine bağlıdır.