Thomson’a (6) göre, Gorgias‘ın üslubu ( biçemi ) Herakleitos‘un üslubuna benzer. Fakat Gorgias’ın üslubu daha işlenmiştir. Herakleitos’ta biçim ve içerik yetkin bir şekilde birleşmiştir. Gorgias, konuşmalarında edebiyat sanatlarını kullanırdı. Konuşmalarında bir ritm vardı. Cümleleri uyaklıydı. Hitabet dili şiirsel renklerle süslüydü. [ Kranz (2) ] Aristotales(7), Gorgias’ın retoriğini değerlendirir ve eleştirir:
” Örneğin, Gorgias ‘ yemyeşil ve özsu dolu ‘ olaylardan söz ediyor; ‘ Çirkinlik ektiniz, kötü hasat kaldırdınız, ‘ diyor, fazla şiirsel bir şey bu. “
Gorgias’ın başının üzerinde uçarken kakasını bırakan kırlangıca seslenişi, kusursuz bir trajik tarz örneğidir. ‘ Hayır, utanmalısın, ey Philomela ! ‘ diyor. Onun bir kuş olduğunu düşünürseniz, yaptığı hareketi utanılacak bir iş olarak adlandıramazsınız; bir kız olsaydı, olabilirdi; böylece ona bir zamanlar olduğu, şimdiyse olmadığı gibi seslenmek iyi bir alay olurdu.
Öyleyse bu dil ya duygu baskısı altında ya da ironik olrak kullanılmaktadır. Gorgias’ın biçeminde ve Phaidros’taki pasajlar biçeminde olduğu gibi.
Düz yazı hitabet dilinin başlangıçta şiirsel bir renk almış olması, örneğin, Gorgias’ınki gibi şairlerin, düşünceleri yeterince basit olduğunda dillerinin güzelliğiyle ün kazanır gibi görünmelerindendir.
Söylediklerinize, rasgele bir havaları olmasın diye biraz incelik katmak da isteyebilirsiniz, tıpkı Gorgias’ın Elealılara lafı döndürüp dolaştırmaksızın doğrudan ” Mutlu Elis Kenti ! ” diye başladığı övgüsünde olduğu gibi.
Tören söylevinde, konuşmamızın arasında, İsokrates’in yaptığı gibi ufak ufak övgü öyküleri serpiştirin, o bu amaçla hep birini öne çıkarırdı. Gorgias’ın da, konuşacak her zaman bir şey bulduğunu söylerken kastettiği budur. Çünkü Akhilleus’tan söz ediyorsa, Peleus’u över, sonra Aiakos’u daha sonrada Zeus’u över; aynı şekilde yiğitliğin erdemini över, iyi sonuçlarını anlatır, nasıl bir şey olduğunu söyler.
Alaylara gelince… Bunların tartışmada bir yararı olduğu varsayılır. Gorgias, hasımlarınızın ciddiyetini alayla, alaylarını ise ciddiyetle boşa çıkarmamız gerektiğini söylemişt, haklıydı da bunda.
Gösteri konuşmalarına girişler için sık kullanılan konu bir övgü ya da eleştiri cümleciğidir. Örneğin Gorgias, Olimpiyat Konuşması’nda ‘ Siz Yunanlılar, herkez size hayran olmalı, ‘ diye yazar ve böylece şenlik toplantılarına başlamış olanları över.
Gorgias’ın Atinalı çağdaşları üzerinde büyük etkisi vardı. O çağın konuşmacıları, konuşmalarında, ” Gorgiasvari figürler ” denilen ve konuşmaları süsleyen elemanlar kullanırdı. MÖ 3. yüzyılda İyonya’ya ” Asya şekli ve üslubu ” girdi ve özellikle yakın doğunun Helenleştirilmiş kentlerinde yüzyıllarca serpilip gelişti. Asya tarzı Gorgias’ınkinden daha basittir, fakat temelde aynıdır. Son olarak, aynı şekil üslup değiştirerek, fakat tanınabilir bir biçimde İncil’de bölüm bölüm ortaya çıkar, daha sonra Bizans ayininin üslubuna dönüşerek renklenir. İncil‘den ( Koristoslulara I. Mektup ) alınan aşağıdaki parça bu üslubun bir örneğidir. [ Thomson (6) ]
” Görün, zamanıdır şimdi; görün, kurtuluş günüdür şimdi: Hiçbir şeyde tökezlemeye fırsat vermeyecek, ki hizmetimiz ayıplanmasın; ama her şeyde kendimizi Tanrı’nın hizmetkârı olarak, tükenmez sabra, dertlere, zorluklara, sıkıntılara, darbelere, hapislere, karışıklıklara, çalışmalara, sevecenliğe, Kutsal Ruh’a, sahte olmayan sevgiye, hakikat dünyasına, Tanrı’nın gücüne teslim ederek; sağ elde ve de sol elde doğruluğu silahıyla; şerefle ve şerefsizlikle, kötü söylentiyle ve iyi söylentiyle; aldatıcılar olarak ve yine de gerçek bilinmeyen olarak ve yine iyi bilinen, ölürken ve görün yaşıyoruz; dersi verilmiş ve öldürülmemiş; üzünçlü, ama hep sevinçli; yoksul ama çok kişiyi zenginleştirerek; hiçbir şeyi olmadan ama her şeye sahip olarak. “
Gorgias’ın konuşma biçim ve üslubunun kaynağının Herakleitos olduğunu ileri sürenler vardır. Fakat bu olası değildir. Çünkü eski bir kral ailesinden gelen ve doğuştan rahip-kral olan Herakleitos hieratik ( dinsel ) bir üslup kullanmıştır. Diğer yandan Gorgias, Sicilya retorik okulunun kurucusu değildi. Ondan önce Empedokles ile Sirakuzalı Koraks ve Teisias vardı.
Gorgias ve ondan önceki hatipler ayin şekil ve üslubundan etkilenmiş olabilirler. Bu hatipler, eski ayin şekil ve üslubunu almış, onu dinsel özelliklerinden ayırmış ve bir sanat biçemi olarak laikleştirmişlerdir. Nitekim Gorgias’ın gömme söylevi geleneksel fikirlerden oluşmaktadır. İçeriği ve biçimi törenlerden alınmıştır. Hâlâ var olan gömme söylevleri, ağıtlar, övgü ve ilahiler incelenirse, Gorgias ve Herakleitos’ta dikkati çeken eski biçimin özelliklerini şaşıracak derecede ortaya koydukları görülür. [ Thomson (6) ]
Kaynakça
(2) Kranz, K, The Pre-Socratic Philosophers, Oxford, Basil Blackwell, 1966.
(6) Thomson, G., İlk Filozoflar, Payel Yayınevi, 1988.
(7) Aristotales, Retorik, Yapı Kredi Yayınları, 1995.