Sokrates geniş, yassı ve kalkık burnu, patlak gözleri, kalın etli dudakları, kocaman göbeği ile çirkin birisiydi. Ama bu çirkinliği onu etkileyici kılıyordu. [ Guthrie(3), Bacon(6), Russel(7), Ksenophon(8) ] Sokrates’in betimlemesi zor fakat etkileyici bir bakışı vardı. [ Guthrie(3) ] Sokrates’in bakışını Platon (9) ” sık sık yaptığı gibi, bakışlarını üzerimize yoğunlaştırarak, boğa bakışıyla adama bakarak ” diye tanımlar. Sokrates, gözleri için şöyler der: ” … Seninkiler yalnız karşıyı görür, halbuki benimkiler patlak oldukları için yanları da görürler. ” [ Ksenophon(8) ]
Arkadaşları, Sokrates’i Silen heykellerine ve yassı balığa benzetmişlerdir:
” Ben Sokrates’i övmek için, dostlarım, bazı benzetmelere başvuracağım. Şaka ettiğimi sanacak Sokrates. Ama bu benzetmeleri şaka için değil, doğruyu göstermek için kullanacağım. İlkin bu adamı Silen heykellerine benzeteceğim. Hani şu heykel dükkânlarında görülen düdüklü, kavallı Silenlere, Bu silenler ortadan ikiye bölünür ve içlerinden küçük küçük tanrı heykelleri çıkar. Onu Satyr Marsyas’a da benzetebilirim. Görünüş bakımından bu Silenlerin tıpkısısın Sokrates. Yalan mı ? ” [ Eflatun (5) ]
Bırak, seninle biraz şaka edeyim: Sen görünüşünle, her şeyinle şu uyuşturucu yassı balıklara benziyorsun. Bu balık kendisine yaklaşanı ve dokunanı hemen uyuşturur. Sen de bana öyle tesir ettin, beni uyuşturdun. [ Eflatun (10) ]
Sokrates, görünüşe önem vermezdi. Yalınayak gezerdi. Sürekli şaka konusu olan yırtık pırtık elbiseler giyerdi. Banyo yapmadığı için eleştirilirdi. Arkadaşları, onu banyo yapmış, sandaletlerini giymiş gördükleri zaman önemli bir olay olduğunu, örneğin, bir toplantıya gittiğini düşünürlerdi. [ Guthrie(3) ]
Bu konuda Eflatun(5) diyor ki : “ Tertemiz yıkanmış, ayağına sandallar giymiş bir Sokrates. Az görünürdü bu hali.”
Bazı yazarlar, Sokrates’in parası ile yatırım yaptığını, elde ettiği faizlerle sermayesini büyüttüğünü, büyüyen sermayesi ile tekrar yatırım yaparak para kazandığını ileri sürer. Bu yazarlara gçre, Sokrates’in ruh güzelliğinden etkilenen yakın dostu Kriton, işini bıraktı ve onu eğitti. Bundan sonra Sokrates, çarşıda pazarda moral sorunları tartıştı.
Alkibiades, ev yapması için ona büyük bir arsa teklif edince Sokrates şöyle dedi: ” Senden bir çift ayakkabı istedim, sen bana ayakkabı yapmam için tüm bir post verdin. Şimdi bunu almak benim için aptallık olur. ” Pazarda satılan çok sayıda malı görünce kendi kendine şöyle demiş : “ İşime yaramayan ne kadar çok şey var. ” [ Laertius(11) ] Sokrates, ” Mor elbise, parlayan gümüşler / Benden çok bir aktöre gerekirler. ” dizlerini sürekli olarak söylermiş. [ Laertius(11) ]
Yaşama şekli çok düzenli ve disiplinli olduğu için, Atina’da birkaç kez meydana gelen salgınlarla hastalığa yakalanmayan tek kişi Sokrates’ti. [ Laertius(11) ] Sokrates evliydi. Medeni halini şöyle anlatır: “Benim çoluğum çocuğum var; biri neredeyse yetişkin, ikisi daha çok üç oğlum var.” [ Eflatun (4) ]
Kaynakça
(3) Guthrie, W. K. C., A History of Greek Philosophy, Vol. 3, Cambridge University Press, 1975.
(4) Eflatun, Sokrates’in Savunması, Küçük Diyaloglar, Remzi Kitabevi, 1960.
(5) Eflatun, Şölen, Remzi Kitabevi, 1962.
(7) Russel, B., History of Western Philosophy, Unwin University Books, 1961.
(8) Ksenophon, Şölen, Remzi Kitabevi, 1962.
(9) Platon, Phaidon, Gündoğan Yayınları, 1989, M.E.B. Yayınları, 1963.
(10) Eflatun, Menon Küçük Diyaloglar, Remzi Kitabevi, 1960
(11) Laertius, D., Lives of Eminent Philosophers, Harvard University Press, Vol. 1, 1972.