Lozan Barış Görüşmeleri.
Lozan’da Türk Heyeti’ne azınlıkların kişi ve aile hukukuna ilişkin imtiyazlarının muhafazası için büyük baskı yapılmıştır. Yani Osmanlı Dönemi’ndeki çok hukukluluğun devamı için. Türk Heyeti ise, azınlıkların korunmasını, Türkiye’nin bütünlüğüne ve bağımsızlığına halel getirecek bir bahane olarak kullandırmama talimatı almıştı. Avrupalı temsilcilerin çok hukukluluğun uygulanmaya devam edilmesi konusunda bu kadar ısrarlı ve baskıcı olmalarının nedeni Türkiye’nin herkese uygulanabilir, modern kanunları kabul etmesi değil; hukuktaki kargaşa devam ettirilerek ve bundan yararlanılarak devletin iç işlerine müdahale yolunun açık tutulmasıdır.
Kurtuluş Savaşımız ve Lozan’dan çıkan sonuç nedir? Türk ulusu varlığını tehdit eden tehlike karşısında, Atatürk’ün deyimiyle, “inançsız, bilgisiz, korkaklar” gibi davranmamış; “geldikleri gibi giderler” diyen Mustafa Kemal’in etrafında kenetlenerek düşmanı bağrından söküp atmıştır. O halde Kurtuluş Savaşı, tamamen o dönemin olumsuz şartlarının yarattığı ulusal bir direnişin sonucudur. Tacını tahtını kaybetmektense her şarta razı teslimiyetçilik, “ya istiklal ya ölüm” parolasına yenik düşmüştür. Aynı nedenle, “Saltanat” ve “Hilafet”in yerini, “Cumhuriyet”, “Sevr”in yerini “Lozan” almıştır. Dönemin en güçlü ordularına karşı parasız, silahsız ama inanç, umut ve akılla savaşıldığını gururla bilmelidir gençlerimiz. Atatürk’ün, “milli mücadelenin kutsal bir çılgınlık olduğunu” söyleyenlere verdiği, “hayır, kutsal bir hesap meselesidir” cevabı iyi düşünülmelidir.
Bozkurt G.
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:
Yazının Etiketleri: azınlıklar, azınlıkların korunması, çok hukukluluk, Kurtuluş Savaşı, Lozan, milli mücadele, Türk Ulusu, Türkiye'nin bütünlüğü


